İmplant Tedavisi Sonrası Diş Bakımı

İmplant tedavisi sonrası,  ilk iki gün ağız ve diş bakımına çok önem verilmelidir. Ağız içerisinde basınca sebep olacak hareketlerden sakınmak gerekir. İmplant operasyonundan sonra bir gün boyunca ağız içi çalkalama ve gargara yapmamalıdır.

İmplant diş tedavisinin gerçekleştiği ilk günlerde ağız temizliğinin yapıldığı esnada fırçalama ve diş ipi kullanımında dikkat edilmesi gerekli olan hususlar vardır. Mümkün olduğu kadar yavaş bir şekilde uygulanmalıdır. Ayrıca implant bölgelerini gazlı bez ile temizlemek mümkündür.

İMPLANT TEDAVİSİ SONRASI AĞIZ VE DİŞ BAKIMI

  • İmplant tedavisi sonrası, iki saat boyunca her hangi bir şey yenilip, içilmemelidir. İlk bir gün süresince sıcak yiyeceklerden uzak durulmalı sadece yumuşak ve soğuk yiyecekler tüketmeye özen gösterilmelidir. İlk hafta sıcak yiyecek ve içeceklerden uzak durmalıdır.
  • İmplant tedavisi sonrası, koagülasyonu stimüle etmek ve kanamayı durdurmak için yumuşak, steril bir tampon ile yavaş bir şekilde baskı uygulamak gerekli olur.
  • İmplant tedavisi sonrası, ilk gün kan görülmesi normal bir durumdur. İlk gün yara bölgesinin iyileşmesi için tükürmemeye ve ağzı çalkalamamaya dikkat edilmelidir.
  • Operasyonun yapıldığı günün akşamı dişleri çalkamamalı veya gargara kullanılmamalı
  • İlk gün sigara içilmemeli ve alkol alınmamalıdır. Özellikle operasyon bölgeleri iyileşene kadar sigara içmemek gereklidir.
  • 36 saat sonra ağzı 2 hafta boyunca günde iki defa ağız gargarası ile ya da tuzlu su ile gargara yapılması gerekir. Bir dakika gargara yapılır, tükürülür ve otuz dakika boyunca hiçbir şey yenilmez ve içilmez.
  • Şayet diş hekimi tarafından antibiyotik veya ağrı kesici verilmiş ise, hekim tarafından tavsiye edildiği şekilde itinalı olarak kullanmak gerekir.
  • İlk 2-3 gün operasyon yapılan bölgede, yanakta ve göz altında şişlikler olabilir. Bu durum 10 güne kadar geçer. İzlerin kaybolması hızlandırmak için operasyaon bölgesine buz uygulanması yapılır.
  • Her hangi bir sorun ile karşılaşılırsa tedaviyi yapan hekim ile irtibata geçilmeli gerekli tedbirler alınmalıdır.
  • Ağız içindeki dikişler, hastanın ve yaranın durumuna göre ortalama olarak bir hafta sonra alınır.

İmplant Kanser İlişkisi

TİTANYUM İMPLANTLARIN KANSERLE İLİŞKİSİ YOK

TÜBİTAK Marmara Teknokent’te (MARTEK) Avrupa’daki en büyük implant fabrikalarından biri bulunan DTI İmplant, basında çıkan titanyum implantların kanser ve kemik erimesine neden olduğu haberleri üzerine TÜBİTAK’tan bilimsel görüş talebinde bulundu. TÜBİTAK MAM Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü, konuyla ilgili,”titanyum diş implantlarının güvenle kullanılabileceği” görüşünü belirtti.

Enstitüden yapılan değerlendirme de titanyumun sağlam ve hafif olmasının yanında ayrıca uyumluluk ve kemik ile bütünleşmenin çok iyi olması sebebi ile implant yapımında en fazla rağbet gören elementler olduğu belirtilmektedir.

Titanyumun en çok kullanıldığı alanlardan birinin, diş implantları olduğuna dikkat çekilmiştir. Yapılan açıklama da titanyum diş implantları üstün özellikleri sebebi ile uzun yıllardır hem dünyada hem de Türkiye’de güvenli bir şekilde kullanılmaktadır, denilmiştir. Ayrıca son zamanlarda bazı basın organlarında “titanyum diş implantlarının kansere neden olduğuna” dair haberler çıktığı hatırlatılarak, bu durumun kamuoyunda gereksiz tedirginliğe yol açtığı ifade edilmiştir.

KANSERE YOL AÇTIĞINA DAİR BİR ÇALIŞMA YOK

Dedikoduların aksine dünya literatüründe titanyum diş implantlarının kansere sebep olduğuna ispat edilmiş bir çalışma olmadığı belirtilerek, şu değerlendirme de bulunuldu;

“Enstitü olarak yıllardır yerli ve yabancı menşeli titanyum diş implantları üzerinde ISO 10993 standartlarına göre yaptığımız sitotoksisite, sistemik toksisite, subkronik toksisite, irritasyon, sensitizasyon ve implantasyon testlerinde implantların sitotoksite veya kansere sebep olduğuna dair her hangi bir bulguya rastlanmamıştır. Aksine tüm test sonuçları titanyum diş implantlarının çok güvenli implantlar olduğunu göstermiştir. Hem dünya literatüründen hem de enstitü olarak yaptığımız testlerden edindiğimiz bilgi ve tecrübeye göre, titanyum implantlarının kanserle bir ilişkisi bulunmamaktadır.”

Açıklamada, ilgili ulusal sağlık kurumlarınca tıbbi cihazlarla ilgili yapılması istenen, uygunluk testlerinden geçirilmiş ve uluslar arası kalite standartlarına sahip titanyum diş implantlarının güvenle kullanılacağı belirtildi.

DTI İmplant Genel Müdürü Dr. Talat Buğur, yaptığı açıklamada, bir diş hekimi olarak uzun seneler yaptığı uygulamalarda titanyum implantların hastaların sağlığını etkileyen olumsuz bir durum ile karşılaşmadığını belirtti.

Dünya ve Türkiye’deki uygulamalarda titanyum implantın kansere sebep olduğuna dair her hangi bir bulgu tespit edilmemiştir. Şayet titanyum kansere yol açmış olsaydı, bugün dünyada kansere yakalanmayan çok az insan kalırdı.

Diş İmplantını Kim Buldu?

İnsanların diş implantı yaptığına dair, binlerce yıl öncesine dayanan arkeolojik bulgular vardır. Çin’de bulunan günümüzden 4000 yıl öncesine dayandığı anlaşılan bulgularda bambu ağacından yapılmış ağaç çivilerin kemiklere yerleştiği ve bu çivinin eksik olan dişin yerine kullanıldığı anlaşılmıştır.

Mısır’da yine günümüzden 2000 yıl öncesine rastlayan benzer bulgularda da eksik olan dişlerin yerine değerli metallerin kullanılmıştır. Bazı Mısırlı mumyalarda kayıp olan dişin yerine insan dişlerinin takıldığı, bazı mumyalarda ise, fillerin dişi kullanıldığı tespit edilmiştir.

20. yüzyılın başlarında yapılmış çeşitli diş implantı örnekleri vardır. Başarılı olan ilk diş implantı örneklerinden biri olarak Greenfild implant sistemi gösterilir. Greenfield’in 1908 yılında patentini aldığı altın bir köprü üzerine oturtulan implantın, osseointegrasyon örnekleri vardır. İmplant olarak titanyumun ilk defa kullanılması 1940 yılında Bothe, Beaton ve Davenport tarafından yapılmıştır. Bothe ve arkadaşları, kemiğin titanyum vidalar etrafında nasıl geliştiğini analiz ettikten sonra, diş implantı için titanyum kullanmaya karar vermişlerdir.

Bothe ve arkadaşları osseointegrasyonu tanımlayan ilk kişiler olmakla birlikte bu terim daha sonra Branemark tarafından pazarlanmıştır. 1951 yılında Gottlieb Leventhal, titanyumdan yapılan çubukları fare kemiklerine implant uyguladı ve olumlu sonuç aldı. Bu çalışmanın sonunda titanyum elementinin ameliyat için en uygun materyal olduğuna karar verdi.

1950’li yıllarda İngiltere’de bulunan Cambridge Üniversitesinde canlı organizmaların kan akışına dair yapılan bir çalışma esnasında, çalışmayı yapan ekip önce titanyumdan yapılan küçük bir odacık geliştirdi ve arkasından bu odayı bir tavşanın kulağında bulunan yumuşak dokuya yerleştirdi.

1952 yılında İsveçli ortopedi cerrahı olan Per-Ingvar Branemark, kemiklerin iyileşme süreci ve yeniden gelişimi ile ilgili çalışmalar yapıyordu. Araştırma yaptığı esnada Cambridge Üniversitesinin tasarladığı tavşankulağı odacığını bir tavşanın kalça kemiğinde uyguladı. Bu denemenin arkasından bir zaman sonra, bu parçaları çıkarmak istedi ama başarılı olamadı. Çünkü kemik titanyumdan yapılan bu parçayı da içine alarak büyümüş ve iyi olmuştu. Daha sonra aynı denemeyi değişik hayvanlar ve insanlar üzerinde de deneyen Branemark, titanyumun bu tip operasyonlar için çok uygun olduğuna karar verdi.

Branemark, 1965 yılında titanyumdan yapılan ilk diş implantını insan üzerinde deneyen ilk hekim olmuştur.

İmplant Nedir?

İmplant, eksik olan dişlerin fonksiyon ve estetiğini kazandırmak için, çene kemiğine yerleştirilen ve uygun olan malzemeden yapılan diş köküdür. Diğer tedavi yöntemleri olan kaplama, köprü ve damak protezlerine göre çok daha güvenli ve fonksiyonel bir tedavi şeklidir.

İmplant diş uygulaması ile yapay bir dişin çene kemiği içerisine yerleştirerek, doğal diş görev yapması sağlanır.

DİŞ İMPLANT UYGULAMASI NASIL YAPILIR?

İmplant diş uygulamasında, insan vücudu ile çok uyumlu olan titanyum vida ve üzerine gelecek olan aboutment ile birleştikten sonra bir kron yapılarak tedavi bitirilir. Titanyum vida doğal diş kökü gibi görev yapması için geliştirilmiş çene kemiğine çok uyumlu olan yapay diş köküdür. İmplant uygulaması tek diş veya daha fazla olan diş kayıplarında rahat bir şekilde uygulanır. İmplant diş tedavisi olan hasta kişi, aynı gün normal yaşamına devam eder.

İmplant diş uygulamasına klinik ortamında, sınırlı uyuşturma yapılarak başlanır. Bazı hastalar için cerrahi işleme karşı olan kaygılarından dolayı ise, genel anestezi yapılarak tedaviye başlanır.

Anestezi yapıldıktan sonra, cerrahi işlem ile diş eti açılarak çene kemiği ortaya çıkarılır. Ortaya çıkan çene kemiğine önce küçük çaplı bir rehber deliği açılır. Daha sonra rehber deliği yavaş bir şekilde genişletilerek, implantın yerleşebileceği bir konuma uygun hale getirilir. Çene kemiğinin kademeli olarak genişletilmesi ile kemik üzerinde olabilecek travmatik etki de azalmış olur. En sonunda ise, çene kemiğine açılmış olan bu boşluğa implant monte edilir.

İmplant vidasının monte edilmesinin ardından, implant ile çene kemiğinin bütünleşmesi ve implant yapılan bölgenin iyileşmesi için implantın üzerine koruyucu bir kapak vida takılır. Açılmış olan diş eti dikilerek kapatılır ve birkaç ay sürecek olan bekleme sürecine geçilir.

Birkaç ay süren iyileşme sürecinden sonra, koruyucu kapak vidası çıkartılır ve implantın üzerine geçici olarak bir kron takılır. Geçici kron, diş etinin doğal olarak kendini şekillendirip etrafında büyüdüğü bir şablon olarak görev yapar. Diş eti şekillendikten sonra geçici kron çıkarılarak, onun yerine kalıcı olacak porselen ya da zirkonyum diş takılarak, implant diş uygulaması tamamlanır.

İmplantı Hangi Bölüm Yapar?

PERİODONTOLOJİ ANABİLİM DALI

Periodontoloji, dişlerin ya da kaybedilmiş olan dişlerin yerine yerleştirilen implantların çevresini saran diş eti ve yumuşak dokuların, dişleri ve implantları destekleyen çene kemiği gibi sert dokuların sağlığının korunması ve hastalık oluştuğunda tedavisi ile ilgilenen bir bilim dalıdır.

Periodontoloji, Diş hekimliği Fakültesi Klinik Bilimlerine bağlı bir ana bilim dalıdır. Anabilim dalı içerisinde öğretim üyeleri, uzman hekim ve uzmanlığını yapan diş hekimleri, stajyer diş hekimleri, hemşire, sekreter ve yardımcı personeller bulunmaktadır.

Periodontoloji Anabilim Dalında, Lisans, doktora ve uzmanlık eğitimi verilmektedir. Anabilim dalının belirlediği şartlara uygun olarak teorik ve pratik olarak yürütülür.

PERİODONTOLOJ’İDE UYGULANAN TEDAVİ İŞLEMLERİ

Kliniğe başvuran hastaların ağız içi muayenesi ve bütün dişlerinden alınan radyografiler ile periodontal durumu değerlendirilir ve hastaya özel tedavi planı yapılır. Öncelikle, koruyucu hekimlik alanında hastalıkların oluşmasını engellemek için sağlığı koruma amaçlı ağız bakımı eğitimi verilir. Özellikle son dönemlerde uygulanan ilaç, malzeme ve teknik imkânlar ile mekanik tedavide çok başarılı tedavi sonuçları alınmaktadır. Her hasta için tedavi planları farklı olsa da, diş eti tedavileri her hasta için aynı şekilde birbirini izleyen basamaklar halinde yapılır. Bu basamaklar; Başlangıç tedavisi, cerrahi tedavi ve idame ve destekleyici tedavidir.

Ayrıca bu üç tedavi basamağı esnasında mekanik işlemleri desteklemek için hastanın ihtiyaçlarına göre uygun antibiyotik tedavisi yapılır.

TEDAVİ İŞLEMLERİ

Başlangıç tedavisi içinde:

  •  Fırçalamanın ve dişlerin ara yüz bölümlerinde temizliğin öğretilmesi
  •  Diş ve kök yüzeylerinde oluşan birikmelerin yok edilmesi
  •  Plak birikimini çoğaltan, ağız için etkilerin yok edilmesi
  •  Çiğneme gücünün dengelenmesi.

Cerrahi tedavi içinde:

  • Anormal kas bağlantılarının düzeltilmesi
  • Dişleri çeviren diş eti miktarındaki eksikliğin tamamlanması
  • Şekli bozulan ve büyüyen dişetlerinin düzeltilmesi
  • Kök yüzeylerinin örtülmesi
  • Hastalığa bağlı hasar görmüş kemiğin doğal diş ve implant çevresinde yeniden oluşması
  • Diş ve diş eti arasında yapışmanın tekrar sağlanması
  • Kaybedilmiş dişler yerine implant uygulanması

İdame tedavisi içinde:

  • Altı aylık kontroller ile tedavi sonunda kazanılan sağlığın devam ettirilmesi
  • Diş ve kök yüzeyi temizliğinin yapılması
  • Hasta olan kişinin ağız ve diş temizliği konusunda bilgilendirilmesi

İmplant Cerrahi

İmplant cerrahisi hasar görmüş ve çürümüş dişlerin köklerini, metal ve vida benzeri bir parça ile yer değiştirme işlemidir. Kökler değiştirildikten sonra üzerine takılan yeni yapay diş, eski dişler gibi görev yapar. Diş implant cerrahisi protez ve köprü uygulamasına göre daha iyi bir seçenektir.

İmplant cerrahi işleminin nasıl olacağı çene kemiğinin durumu ile kullanılacak olan implantın tipine göre değişir. Bütün diş implant cerrahi işlemlerinin belirli aşamaları vardır ve çeşitli prosedürleri içermektedir. İmplantların en çok faydaları, yeni yapılacak olan dişlere sağlam bir destek olmalarıdır. Çene kemiğine monte edilen implantın kemik ile kaynaşması birkaç ay süren bir süreçtir.

Diş implantları kaybolmuş olan dişlerin yerine ameliyat ile yerleştirilir. Titanyum elementinden üretilen implantlar çene kemiğine vidalandığı için sağlamdır ve protez dişlerde olduğu gibi kayma ve oynama yapmaz. Kullanılan malzemeden dolayı protez köprülerinde ya da doğal dişlerde olduğu gibi çürüme ve aşınma olmaz.

İMPLANT HANGİ DURUMLARDA TERCİH EDİLMELİ?

  • Bir ya da daha fazla diş eksik dişler varsa
  • Tam olarak gelişmiş bir çene kemiği varsa
  • Diş etleri sağlıklı ise
  • İmplant greftlerinin güvenli olarak ekilmesi için kemiklerde yeterli alan varsa
  • Kemiklerin iyileşmesini etkileyecek olumsuz bir sağlık durumu mevcut değilse
  • Protez takmaktan bıkmış olup ve protezi kullanamıyorsanız
  • Rahat bir şekilde konuşmak istiyorsanız
  • Birkaç ay sürecek olan tedavi sürecine hazırlıklı iseniz,

Bu özellikleri taşıyorsanız diş implant cerrahisi için, uygun şartlara sahip olduğunuz anlamına gelir.

İMPLANT CERRAHİSİNİN RİSKLERİ NELERDİR?

Bütün cerrahi işlemlerde gibi, implant cerrahi işleminin de bazı riskleri vardır. Çok nadir olarak görülen riskler olduğu gibi, kolay bir şekilde giderme imkânı vardır. İmplant cerrahi işlemlerinde, muhtemel olan riskler şunlardır;

  • İmplant bölgesinde enfeksiyon oluşması.
  • Başka bir diş ya da kan damarı gibi çevre yapılarda meydana gelebilecek olan hasar ve yaralanma durumu.
  • Doğal dişler, diş etleri, çenede ve dudaklarda ağrı, uyuşma olması ve sinir hasarları oluşması.
  • Diş implantı üst çeneye yerleştirilirken sinüs bölgelerinin etkilenmesi ile sinüs problemlerinin ortaya çıkması.

İmplant Diş

İmplant, genellikle titanyumdan üretilen, kemik ile uyumlu olan eksik dişlerin yerine yapılan yapılan diş köklerine denir. Üzerine yerleştirilen yapay dişe ise, implant diş protezi denilir.

İmplant diş, diş çekiminin hemen sonrasında uygulandığı gibi, çok önceden çekilmiş olan diş boşluklarına da uygulanabilir. Kaybedilmiş olan dişlerin tedavi yöntemleri arasında en fazla tercih edilen ve başarılı sonuçlar elde edilen bir yöntemdir. Diş tedavi yöntemleri içinde en sağlıklı olanıdır ve % 98 gibi bir başarı oranına sahiptir.

İMPLANT DİŞ TEDAVİSİ

İmplant, ağız içerisinde eksik olan dişlerin fonksiyon ve estetiğini yeniden sağlamak için, çene kemiğine yerleştirilen yapay diş köküdür. Eksik olan diş sayısı tek diş ya da çoklu diş olsun fark etmez, genel sağlık durumu uygun olan ve kemik gelişimini tamamlamış her insana implant diş tedavisi uygulanabilir.

İmplantın ağızda uzun süre kalması için, çene kemiği seviyesinin yeterli düzeyde olması gerekir. Kemik seviyesi uygun olmayan hastalara değişik boy ve çaplarda üretilen implantlar kullanılır, çeşitli ileri cerrahi metotları kullanılarak, kemik tozu gibi destekleyici materyaller kullanılarak kemik güçlenmesi sağlanır ve ondan sonra implant uygulanır.

İmplantların yerleşmesinden sonra, çene kemiğine kaynaması için üste çenede 3-6 ay, alt çenede 2-4 ay arası beklemek gerekiyor. Hasta olan kişinin daimi protezi olacak, implant diş bu süre dolduktan sonra uygulanır.

İmplant diş tedavisi bittikten sonra ağız bakımı ve temizliği implantın ömrünü etkileyen en önemli etkenlerdir. Düzenli bir şekilde ağız bakımı ve temizliği yapılmalıdır.

İMPLANT YAPILIRKEN AĞRI OLUR MU?

İmplant diş uygulamaları cerrahi bir operasyon ile gerçekleşir. Bu operasyon esnasında hastaya sınırlı uyuşturma uygulanır. Bazı hastalar için de gerekli olursa genel anestezi uygulanır.

Operasyon esnasında hasta her hangi bir ağrı ve sıkıntı hissetmez. Operasyon sonrasında da hasta hekiminin tavsiyelerine uyduğu takdirde hiçbir ağrı hissetmez ve normal yaşamına devam eder.

İMPLANT TEDAVİSİ KİMLERE UYGULANIR?

Genel sağlık durumu iyi olan, çene kemiği seviyesi yeterli durumda olan ve kemik gelişimini tamamlayan her insana implant diş tedavisi uygulanabilir.

Diş İmplantı Sonrası Yapılması Gerekenler

Diş implantı sonrasında cerrahi işlem yapılan bölgede şişlik olabilir, bu durum normal olarak görülür. Çene kemiğinde implantın yerleşmesi için açılan yuva ve dişeti, hafif de olsa bir travmaya sebep olur. Operasyonu yapan diş hekimi bu bölge için şişlik beklediğinden dolayı implant yapılan bölge için buz kompresi yapılmasını ister. Tedavi uygulanan kişi buz torbasını ağız dışından implant bölgesine 3-5 dakika tutar, 10 dakika dinlendirerek tekrar uygular. Bunu belli aralıklarla tekrar eder ve bunun sonucunda şişlik belirli bir şekilde azalır.

BESLENME

Diş implantı sonrası beslenmeye özen gösterilmesi gerekir. Titanyumdan yapılan implantın çene kemiğine kaynaması için, sıcak ve soğuk olmayan yumuşak gıdalar ile beslenerek implantın uyum sağlama sürecine zarar vermemeye dikkat edilmesi gerekir. Oda sıcaklığında çorba, meyve suyu, yoğurt, kaynamış yumurta, yumuşak et, süt, peynir, muhallebi ve ekmeğin yumuşak kısımları gibi yiyecekler tüketmek gerekir. Beslenmeyi güçlendirmek istenirse taze meyvelerden sıkılmak suretiyle tüketmek gerekir.(kivi, elma, portakal, greyfurt, çilek gibi)

Diş implantı sonrasında, tedaviyi yapan diş hekimini tavsiyelerine uymak gereklidir.

Tavsiyelere uyulduğu zaman implant tedavisi başarılı olur. Başarılı olan bir implant operasyonundan sonra diş hekiminin söylediklerine özen gösterildiği takdirde iyileşme hızlı bir şekilde gerçekleşir. Diş hekimi 10 gün kadar bir sürede sıcak, soğuk ve sert gıdalardan uzak durulmasını ve yumuşak gıdalarla idare edilmesini isteyecektir.

SERT GIDALARDAN UZAK DURMALI

Diş implantı sonrasında dişeti düzelene kadar beklemesi gerekli olan dikişlerin darbe almaması çok önemlidir. Dikişler alınana kadar sert gıdalar tüketmemeli ve bu bölgeye baskı yapacak olan gıdalardan uzak durulmalıdır. Şayet implant tek tarafta yapılır ise, implant yapılmayan bölgenin kullanılması daha yerinde olur.

AĞIZ BAKIMI

İmplant ameliyatı sonrasında ilk iki gün ağız bakımı çok önemlidir. İmplant sonrası bir gün boyunca ağız çalkalanmamalı ve gargara yapılmamalıdır. Ağız içerisinde basınç oluşturacak hareketlerden uzak durulmalıdır.

Ağız temizliği yaparken fırçalama ve diş ipi kullanımında dikkatli davranmak gerekir.

Mümkün olduğu kadar yavaş hareketler ile yapılmalıdır. İmplant bölgesini de nemlendirilmiş pamuk bez ile temizlemek gerekir.

İmplantı Kimler Yapmalı?

İmplant, kaybedilmiş olan dişlerin ya da yerinden çıkan dişlerin yerine yapılacak olan yapay diş kökleridir. Genel olarak vida şeklinde yapılırlar. Titanyumdan yapılırlar ve kemik dostu olan materyallerdir. Bazı implantlarda da zirkonyum da kullanılır. İmplantı diş hekimleri ve özellikle çene cerrahları yapmalıdır.

Diş implantlarını,  her diş hekimi yapabilir, ancak implantı çene cerrahlarının yapması daha uygun olur. Öncelikli olarak hasta olan kişiden detaylı bir anemnaz alınır. Panaromik bir film istenir. Alınan panaromik film sonucuna göre gerekli olan değerlendirme yapılır, planlama şablonunda ölçüm işlemleri yapıldıktan sonra, implant tedavi işlemlerine başlanır.

Diş implantı yapımına diş hekimi ya da çene cerrahı uygulamaya başlarken, klinikte sterilizasyon yapılır ve hasta ameliyata alınır. Önce dişeti insizyonu yapılıp, flep açılır. Sonra plot frezle implantın giriş yeri belirlenir. Diril ile istenildiği boyda girilir. Paralelliği kontrol edilir. Daha sonra diriller aracılığı ile istenilen çapa ulaşılır. Serum fizyolojikle soket yıkanır ve implant vidalanır. İmplantın taşıyıcı parçası çıkartılır ve iyileşme kapağı takılır. Açılmış olan dişeti suture edilir. İmplant boynun çevresi zirkonyum ile suture edilir. Hasta için gerekli olan ilaçlar verilir, bir hafta ya da on gün sonra dikişler alınır.

Tanfer Klinik Direktörü Nihat Tanfer, diş implantı yaptırırken dikkat edilmesi gerekenleri anlattı. “Uzun yıllar, hastaların ağrıyan dişlerinin çekilmesi ve temizlendikten sonra tekrar takılması yöntemi uygulanmıştır. Ama ben belli bir zamandan sonra diş köklerinde erimelerin olduğunu ve dişin beş yıldan fazla dayanmadığını gördüm. 1980’lerde başlayan impladontoloji, bu zor uygulamayı diş hekimliğinden çıkarmıştır. Günümüzde herkes implant yapar oldu. Ama doğrusu implantı, kemiği tanıyıp bilen, bu konuda tecrübesi olan çene cerrahlarının yapmasıdır. Aksi takdirde implant ameliyatları sonrasında, hasta çok ağrı çeker, yüzü şişer, üstüne üstlük sonuç da başarısız olabilir. Biz bunlara implant kazaları diyoruz. İmpladontoloji bir cerrahi işlemdir. Bu cerrahi işlemin başarılı olabilmesi için hekimin, hastanın ve kullanılan malzemenin doğru şekilde yönetilmesi gerekir. Acemiliği kaldırmaz.

Eksik olan her dişin yerine implant yapılması gerekmez. Porselen köprüler de kullanılabilir.” diyen Nihat Tanfer, imkânlar doğrultusunda hareket edilmeli. İmplant yapılamayacaksa hareketli protezler veya sabit köprülerle hasta tedavi edilmelidir.” demiştir.

İmplantı SSK Karşılıyor Mu?

İmplantı SSK karşılıyor mu sorusunun cevabını, Sosyal Güvenlik Kurumunun Sağlık Uygulama Tebliğinde bulmak mümkündür.

İstanbul Diş Hastanesi Ortodonti Bölüm Başkanı Ayla Demirtaş’a pratiğin nasıl uygulandığı sorulduğunda, hastalara telefon numaraları verdiklerini arama durumunda, SGK indirimli olan bu tedavi için vatandaşlara yardımcı olduklarını açıklamıştır.

Sosyal Güvenlik Kurumu, diş implantı tedavisini ancak “uygulanmasının zorunlu olduğunun diş hekimliği fakültelerinden cerrahi, protez ve periodontoloji anabilim dallarından en az birer öğretim üyesinin katılımlarıyla oluşacak sağlık kurulu ile karara bağlanması” şartı ile söz konusu tebliğde belirtilen sınırlı durumlar için karşılamaktadır.

Resmi Gazete’de 25.03.2010 tarihinde yayınlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği “Kurum ile sözleşmeli sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılacak implant diş tedavileri fıkrasında şöyle açıklanmaktadır.

“Kemik içi implantların bedelleri ödenmez. Ancak maksillofasiyal travma, kist ve tümörlere bağlı olarak gelişen, maksiler ve mandibuler kemikte aşırı doku kaybının olduğu vakalarda, alt ve üst çenede tek taraflı serbest sonlu dişsizlik vakalarında,, konjenital diş eksikliği vakalarında, dudak damak yarığı v.s gibi doğumsal anomalilere bağlı, diş ile ilgili kemik doku defektlerinin olduğu vakalarda hastaların bilinen rutin protetik diş tedavi yöntemleri ile tedavi edilemeyeceğinin, implant uygulamasının zorunlu olduğunun, üniversite diş hekimliği fakültelerinden cerrahi, protez ve periodontoloji dallarından en az birer öğretim üyesinin katılımlarıyla oluşacak sağlık kurulu raporu ekinde yer alması ve kaç adet implant uygulanacağının belirtilmesi şartıyla her bir çene için en fazla 4 adet SUT eki EK-7 listesinde yer alan “kemik içi implant uygulaması” işlem bedeli ile her implant için 90 TL faturalandırılır.” şeklinde geçmektedir.

Açıklamalardan anlaşıldığı gibi, implantı SGK karşılamamaktadır.

Ancak bazı özel şartlarda implantı SGK karşılamaktadır. Özel şartlarda dahi devletin karşıladığı ücret çok az bir ücrettir.

Diş hekimliği hizmeti hususunda SGK özel sektör ile anlaşma yapmadığından dolayı, hiçbir diş hekimliği klinik ve polikliniği Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur muadillerine her hangi bir indirim yapmamaktadır. Sadece hastaların tedavilerinin devlet kurumlarında yapılamadığı durumlarda özel sektöre sevk edilir ise tedavi olmaları mümkün olmaktadır.

İmplantı SGK karşılamak istememesindeki gerekçe, diğer tedavi sistemlerine göre lüks olarak algılanmasıdır.